Haber ve video: Hatice KamerCumhuriyet Halk Partisi, 16 Nisan referandumunun yıldönümünde 81 ilde eş zamanlı oturma eylemi gerçekleştirdi. CHP’lilerin İzmir’deki adresi Konak Meydanı’ydı. “Hak, hukuk, adalet; İş emek özgürlük” sloganlarının yükseldiği Konak meydanı bir başka eyleme de mekan oluyor. Aralarında 25 yıllık işçilerin de olduğu Büyükşehir Belediyesi’nin yedi işçisi, belediyenin tarihi saat kulesine açılan kapısının önünde altı aydır oturma eylemi yapıyorlar. Meydanda yükselen sloganlar ve çoğalan kalabalığı meraklı gözlerle izleyen işçiler, büyük bir haksızlıkla karşı karşıya olduklarını, hak hukuk, adalet isteyen bu kalabalığın kendilerini görmediğini savunuyorlar. CHP’nin eyleminden bazı katılımcılar işçileri ziyaret ediyor. Birçoğu gerçekten de bu işçilerin neden eylemde olduğundan bihaber. Bazıları KHK ile işten çıkartıldığını sanıyor. Ziyaretçilerden biri, işçilerin belediye tarafından çıkartıldığını ve bu eylemin altı aydır devam ettiğini öğrenince söyleyecek söz bulamadığını ve bu durumun çok üzücü olduğunu söylüyor. Bir diğeri de “25 senelik işçiyi kaldırıp sokağa atmak emek düşmanlığıdır” diyerek durumuna tepki gösteriyor.Salih Akdeniz, İzenerji Şirketi’ne bağlı olarak dokuz yıldır Büyükşehir Belediyesi’ne çalışıyor. Birçok arkadaşıyla kadroya geçmek için dava açtıklarını söylüyor. “Daha güvenceli bir iş için kadro davası açtık, davalar kazanılmaya başlayınca birçok işçi gibi ben de işten çıkartıldım. İşten çıkartılma sebebim, yaşım 51 ve verimsiz olduğum iddia edilmiş ama işlerimi şimdiye kadar hiç aksatmadım ve aldığım herhangi bir uyarı, disiplin cezam da yok. Şirketin müdürü bile bu iddiaya karşı çıkıp beni savunuyor, zamanında işe geldiğimi ve herhangi bir cezamın olmadığını söylüyor.” Salih işe iade davasını kazanmış, ama şu an beklemede. ‘Davadan vazgeçmediğim için işten atıldım’Genel İş Sendikası’ndan bir yetkilinin belediye ile görüştüğünü, kadro davasından vazgeçerse işe geri alınacağını söylediğini, bunun üzerine aynı şirkete bağlı yedi işçinin kadro davasını geri çektiğini ama buna rağmen işe iade edilmediklerini öne sürüyor. Barış Kaya, Seval Gündüz, Mehmet Özdengiz, Elif Esen ve Salih Akdeniz adındaki işçiler, kadro davası açtıkları için işten çıkartıldıklarını anlatıyorlar. Farklı gerekçelerle işlerine son verilmiş. Altı işçi kıdem ve ihbar tazminatı almış ama onlar işlerine geri dönmek istiyorlar. İşçiler, eylemlerine karşı genel bir duyarsızlık olduğu inancındalar.Disiplin suçu işlediği iddiasıyla işten çıkartılan ve işine geri dönmek adına 156 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç adındaki genç arkadaşları için çok kaygılılar. Mahir Kılıç, oturma eylemini iki haftadır DİSK Genel İş Binası önünde 25 yıllık işçi arkadaşı Elif Esen ile devam ediyor. İşçileri sendika binası önündeki eylemlerinde ziyaret ettiğimizde CHP’nin Konak’taki eyleminden yeni döndüklerini ve orada işe dönme taleplerini yinelediklerini anlattılar. Mahir de diğer arkadaşları gibi kadro davası açmış. En son dava açan ve en son işten çıkartılan işçi olduğunu söylüyor. Eyleme her gün Buca Evka 1’den geliyor. 9 yaşında bir kızı var, eşi yedi aylık hamile. Hem işsiz kalması hem de açlık grevi kararı, eşini ve kızını çok etkilemiş.Kirada oturduğunu ve bir başka geliri olmadığını söyleyen Mahir Kılıç, beş yıl sendika temsilciliği yapmış. Amirlerine karşı geldiği ve hakaret ettiği gerekçesi ile disiplin suçundan işten atılmış. Bu yüzden herhangi bir tazminat da alamamış. O da diğer arkadaşları gibi kadro davasından vazgeçmediği için işten atıldığını savunuyor:”Amire fiili hakaret, üzerine yürüme gibi nedenleri ileri sürdüler. Oysa o alanların hepsinde güvenlik kamerası var. Ben gerçekten böyle fili bir saldırıda bulunduysam beni atma sebebiniz amirime hakaret ve küfür ise, hodri meydan diyorum, büyükşehir başkanına da sesleniyorum, sendikaya da, bana bu suçlamayı yapanlarla birlikte bütün kamuoyu önünde kameraları açıp izleyelim, böyle bir suçlamanın gerçeklik payı varsa bütün haklarımdan noter huzurunda vazgeçeceğim, bütün kamuoyunu da 155 gündür Konak direnişi diye oyaladığım için herkesten özür dileyeceğim.”Milletvekilleri, belediye başkanları ve sendika temsilcilerinin hak, hukuk, adalet sloganları attığını hatırlatıyor ve “Peki biz bu adaletin neresindeyiz?” diye soruyor.”130 binin üzerinden KHK mağduru var ama bu demek değil ki muhalefet partisi çok masum. Kendi belediyelerindeki KHK’yı tanımayabilirlerdi” sözleriyle CHP’yi eleştiriyor. Beşiktaş, Ataşehir, İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi birçok CHP belediyesinde birçok işçinin işine son verildiğini hatırlatıyor. Yüksel dilenişinden, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’dan güç aldığını söyleyerek açlık grevine başladığını aktarıyor. “Haklı olan biziz, haksız olan belediyelerdir” diyen Mahir işlerine iade edilmedikleri sürece direnişlerinden vazgeçmeyeceğini ekliyor. 25 yıllık işçi olan Elif Esen de kadro için dava açarken işten çıkartılanlardan.”25 yıllık emek verdim, benimle birlikte üç kadın arkadaşım daha vardı. Herhangi bir disiplin suçum ve tutanağım yok ama verimsiz adı altında işime son verildi. Bunu kabul etmiyoruz bu yüzden mücadele veriyoruz” diyor.’Adalet istiyoruz’İki çocuk annesi Seval Gündüz de Elif gibi 25 yıllık işçi. O da ‘verimsiz’ olduğu gerçekçisiyle işine son verildiğini söylüyor:”25 yıl sonra verimsiz olmak ve uygun kadro bulmamak çok kötü. Emekliliğime altı yıl kalmış, böyle uyduruk bir gerekçeyle işimden oldum. Adeta sudan çıkmış balık gibi oldum”Her sabah işe gider gibi eyleme geldiğini anlatıyor ve işini geri alacağına inanıyor: “Kış mevsimini burada geçirdik. Köpekleri sevmezdim ama meydanda sokak köpekleriyle dost olduk adeta. Sokakta yaşayan insanları şimdi çok daha iyi anlıyoruz. GBT nedir bilmiyordum, onu da burada öğrendim. Bu eylemimizin siyasi hiçbir amacı yok, sadece işimizi istiyoruz.” Engelli kadrosunda 12 yıldır tesisat işçisi olan Barış Kaya da kıt kanaat geçinmek zorunda olduklarını, eve ekmek götürmek gibi ağır bir dert sahibi olmaya başladıklarını anlatıyor.İşten çıkartılmadan kısa bir süre önce ödüllendirilerek teknisyen kadrosuna alındığını söylüyor:”Altı aydır işimiz için direniyoruz, çünkü haklıyız, yani hiçbir şey yapmadık haksız yere. İnsan hakkını aramak için mahkemeye gider ve mahkemeye gitmekten başka suçumuz yok, kaldı ki onların bizi suçladıkları bir şey de yok. Söylediklerinde samimi olmalılar, hak, hukuk, adalet diyorlar biz hakkımız için buradayız, hukuka gittik ve adalet istiyoruz.”Mahir’in açlık grevine göz yumulduğunu bunun insani olmadığını dile getiriyor ve “Bir işçinin gün gün ölümünü izlemek kötülüktür, biz bir kötülük ile karşı karşıyayız” diyor. Mustafa Balbay’dan destekCHP oturma eyleminden işçilerin eylemine ziyarete gelenler arasında milletvekili Mustafa Balbay da var. İşçiler, Balbay’ın kendilerini ziyaret eden ilk milletvekili olduğunu söyleyerek ondan destek istiyorlar. O da İzmir’de 300 bin kayıtlı işsiz olduğunu anlatıyor ve işsizliğin terör kadar ciddi bir sorun haline geldiğini söylüyor. İktidarın istihdam yaratma zorunda olduğunu savunuyor. “Belediyelerimizden kaynaklı bir sorun çıktığında da ben çalışanlardan yanayım” diyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun genel anlamda birçok sosyal projeyi hayata soktuğunu aktarıyor ve “Belediyenin çalışma sistemi ve eleman sistemiyle ilgili olarak Aziz Kocaoğlu’niu bir çalışma şekli var oraya bizi dokundurmuyor” diyor. DİSK Ege Temsilcisi Memiş Sarı, 14 Haziran 2017’de İzmir Büyükşehir Belediyesi çeşitli sudan bahanelerle 45’e yakın işçinin iş akdini feshedildiğini söylüyor. “İşçilerimize, eğer örgütlü bir mücadele yürüteceklerse bağlı oldukları sendikalar üzerinden gerçekleştirmeleri çağrısı yaptık” diyen Sarı, 14 Haziran ve sonrasında toplamında İBB’de 116 işçi işten atıldığını, 53 tanesinin DİSK Genel İş üyesi olduğunu aktarıyor. Şubelerle acil eylem kararı aldıklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde işten atılmaların durdurulup üyelerinin işe dönmesi için çağrıda bulunduklarını belirtiyor:”2 Nolu eyleme atılan işçilerimizin çoğu gelmedi, 116 işçi içinde 16-17 kişi geldi. Sendikamız işten atılan işçiler ile ilgili müdahale etmiştir, eylem yapmıştır ve gereğini yapmıştır. Daha sonra buradaki şube başkanları ve yönetimin kararıyla DİSK genel Başkanı ve yönetiminden oluşan heyet İBB Başknı sayın Aziz Kocaoğlu’yla yaptığımız görüşmelerde işçi kıyımlarını doğru bulmadığımızı ifade ettik. Atatürk ve cumhuriyet düşmanı gibi ithamların doğru olmadığını, amirlerin yanlış bilgiler verdiklerini söyleyerek işten atılmaların önüne geçilmesini talep ettik. O görüşmenin sonunda da herhangi bir işçi işten atılmadı ta ki Mahir Kılıç’ın işten çıkartılması ve onu da sonra öğrendim.”Mahir Kılıç işyerinde iş disipline uymuyor iddiasıyla işten atılmış, ama iki sendika temsilcimizin şerhleri doğrultusunda oy çokluğu ile karar alınmış. Yani biz Mahir Kılıç işine devam etsin demişiz, işten atılmasın ve disiplin kuruluna getirmiş olduğunuz gerekçeler itibar etmiyoruz demişiz. Ama üçte iki oyla işten atılmıştır. Biz DİSK ve Genel İş olarak baştan beri Mahir Kılıç işten atılmasın demişiz.” Memiş Sarı, Mahir Kılıç’ın sendikadaki şubesinden bağımsız, bireysel olarak açlık grevi kararı aldığını belirtiyor:”Bu durum DİSK mevzuatına aykırı olsa da, örgütsüz bir biçimde Mahir Kılıç bu benim kişisel kararım demiş olsa da saygı duymaktan başka seçeneğimiz yoktur.”Sarı, Kılıç’ın işe iadesi için İHD’nin arabuluculuk görevi üstlendiğini ama tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını ifade ediyor:”İktidarı elinde bulunduranlar sorunu çözme derdine gitmediler, DİSK Genel merkezinden bir heye İHD ile görüşerek öneriler alındı, heyet Mahir ile ilgili baştan tavrı belli, ama kıdem ve ihbar tazminatı için aracı olabiliriz demiştir.”İşe iade davasına başvuran diğer işçiler için de davayı kazanmaları halinde belediye başkanıyla yeniden görüşmeye hazır olduklarını, DİSK Genel Başkanı’nı bu konuyla ilgili bu hafta içinde İBB Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile bir görüşme gerçekleştireceğini ekliyor. İşçilerin iddialarıyla ilgili belediyeden yetkililerle görüşmek istedik. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’nden görüştüğümüz bir yetkili, hukuki sürecin devam ettiğini bu yüzden açıklama yapmayacaklarını söyledi, Mahir Kılıç ile ilgili 17 Kasım’da yapmış oldukları bir basın açıklamasının çıktısını vererek daha fazla açıklama yapmayacaklarını belirtti.Belediyenin yazılı açıklamasında Kılıç’ın ‘amirlerine hakarette bulunmak’ suçundan 3 yevmiye kesinti cezası verildiğini, bir daha benzer bir konu ile Disiplin Kurulu’na girmesi durumunda iş akdinin feshedileceği’ uyarısında bulunulduğu yazılmış:”İZENERJİ şirketi işçiyi işten çıkarmak yerine 11 Eylül 2017 tarihinde yaptığı görevlendirme ile bu kez kendisine Sebze Hali Şube Müdürlüğü’nde temizlik işçisi olarak çalışma olanağı sunmuştur. Ancak kurumumuzun tüm işi niyetine rağmen Mahir Kılıç isimli personel, burada da ‘verilen görevi yapmamak’, ‘amirleri mahiyetinde hakarette bulunmak’ ve ‘devamsızlık’ nedeniyle 3 Ekim 2017 tarihinde Disiplin Kurulu kararıyla İZENERJİ şirketine tekrar iade edilmiştir. İZENERJİ Genel Müdürlüğü ise 11 Kasım 2017 tarihinde alınan Disiplin Kurulu kararıyla doğrultusunda iş akdini kıdemsiz ve ihbarsız olarak fesih etmek zorunda kalmıştır.” Tekirdağ’da greve giden kadınlar: Sadaka değil, alın terimizin karşılığını istiyoruz

kaynak: İzmir’de 156 gündür devam eden işçi eylemi: ‘Biz bu adaletin neresindeyiz?’

Anadolu Ajansı, DHA, İHA tarafından geçilen tüm yerel haberler bölümünde Haberihbarhatti.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen websiteleri ve ajanslardır.

Görüş, öneri ya da şikayetiniz paylaşmak isterseniz, İletişim Formunu doldurarak bize ulaştırabilirsiniz. En kısa sürede değerlendirip size geri döneceğiz.

Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Facebook sayfamızı takip edin!